Naimonair | Muhafız: The Last Gömlek Bender #Spoiler#

Part 1: Spoiler’sız

Dizi bana nasıl hissettirdi onunla başlamak istiyorum. Böyle açılışta “Netflix Orijinal Dizisi” diye yazınca falan bi insanın hoşuna gitmiyor değil.

Ben jenerik de çok severim.  Jenerik yoktu maalesef. Dizi haşırt diye başlıyor. Hatta en sonda da sadece Çağatay’ın adı yazıyor, diğer oyuncuların ismini görmek için bayağı jeneriği izle’ye falan tıklamak gerekiyor.

Ben diğer oyuncuların yerinde olsam kabul etmezdim, biraz ayıp olmuş yani. (Bilmiyorum belki ederdim.)

Anlatım tarzı doğrusal, zamansal git-geller yok. İlk bölüm biraz yalan geliyor izlerken.

Bunu mu yapmışlar, neymiş bu falan derken bir bakmışsınız ki 5.bölüme gelmişsiniz ve ciddi merak içerisindesiniz. Dizi sizi alıp götürmüş. Zaten kısa olduğu için çok güzel gidiyor. Altı,yedi, sekiz, dokuz ohh mis gibi izleniyor. Aksiyonlar, kovalamacalar gırla. Sonra geliyoruz sezon finali olan 10. Bölüm’e.  Önceki 9 bölümde verdikleri her şeyi, beğendiğiniz her şeyi alıp bir güzel yere çarpıyorlar.

Sezon finali o kadar kötü olmuş ki, dizinin genelinde görmemeye çalıştığınız bütün açıkları da görüyorsunuz mecburen.

Part 2: Allah ne verdiyse…

#SPOILER#

Dizide muhafızla bağlantılı olan efsunlu bir gömlekten bahsediliyor.(Burayı okuduğunuza göre izlediğinizi varsayıyorum.) Gömleği giyince muhafızın cildiyle bir oluyor. Peki neden çıkarırsın o gömleği manyak mısın?

Çağatay’ın babası olan eski muhafızın duş sahnesi falan var. Ölümsüzleri öldürüp gelmiş, çıkarmış gömleği banyoya asmış. Suya dayanıklısını yapsaydınız. Tuvalet kağıtları bile suya dayanıklı artık.

Dizinin zaman dilimi çok dar. 10 bölüm belki iki haftada geçiyor.

E haliyle bu kadar kısa zamanda bu kadar değişiklik olduğuna inanmıyorsunuz. Dövüş sanatlarından bihaber Çağatay bir haftada süper kahraman oluyor. Ha derseniz ki gömlekten, o zaman neden dövüş dersi verdiniz.

Aynı perspektiften aşk hikayesine bakınca kabaca “merhaba”, “çok küstahsın ama sevişelim”, “çok aşığım senin için her şeyimi kaybetmeyi göze alırım”  aşamalarını seke seke geçtiğini görüyor ve o kadar kısa zamanda buraya nasıl geliniyor inanamıyorsunuz.

Bu “senin için her şeyi kaybetmeyi göze alırım” kısmı zaten yukarıda bahsettiğim dizinin mahvolduğu yer oluyor. Çağatay 10 bölümdür elinde geçen ne varsa kızı öldürmesin diye ölümsüze teslim ediyor.

Konu bir anda Alacakaranlık’a bağlanıyor.

O onun kanıyla hayata dönüyor. Öbürü öbürünün kanını emcüklüyor falan. Kanlar uçuyor mezarlara doluyor. Bir alamet geliyor her yerlere.

Mario’da saatlerce oynamışsınız da bölüm sonu canavarı sizi öldürmüş gibi hissediyorsunuz.

Oyunculukları sorarsanız....

Ayça Ayşin Turan hayatımın şokuydu. İlk 5-6 bölümde birinin taklidini yapıyor gibi oynamış. Neyse ki sonra açılıyor.

Ve son yorumum.. Okan Yalabık o rolün cast’ı mı Allah aşkına. Sadık Murat Kolhan mı yapmaya çalıştınız, naptınız?

Velhasıl kelam,  son yıllarda yapılan işlerde hala Şahsiyet’i tek geçerim. Muhafız izleniyor izlenmesine ama, birkaç GÖMLEK aşağıda kalmış.

Benzer Konular
Yorumlar (1)
Yorumlarınız en az 30 karakter olmalıdır.
Süleyman TERZİ - 10 ay önce
Diziyi gece 12 de keşfedip; sabaha kadar tüm bölümlerini bitirmiş biri olarak yazdıklarının her kelimesine katılıyorum! Bu nasıl? Burda noldu? şimdi nolcak? dedim dedim geldim ve son bölüm hüsranını sabah ezanıyla Allah’a havale ettim! Bir sonraki sabah, gömleğimi Ananem’e okutup üflettim ama metroda iş çıkışına denk geldiğimden bir anlamı kalmadı diye düşünüyorum. Yoksa kesinlikle bir muhafızdım! Bir de Ayasofya bana çok ters kalıyor onun da etkisi var kesin! Her neyse daha çok yaz, blogların muhafızı! :* heyet gaza geldim! Bir ara da hançeri almaya uğrayacağım yanına!

E-Bülten

Gelen kutunuza gönderilen özel hikayeleri almak için bültenimize kayıt olun!